Gittikçe,odasında televizyon olan çocukların sayısı artmakta.Bu,iyi bir şey mi?Yeni araştırmalar,bunun tam tersini söylüyor.
Televizyonun çocuklarımız üzerindeki etkileri
Çocuklarımız,her zamankinden daha fazla televizyon seyrediyor ve bizler,bu durumun çocuklarımız üzerindeki etkisini merak ediyoruz.Bu konudaki sorulara cevap bulabilmek için bazı araştırma sonuçlarından bahsedeceğim:
Bir Amerikan pediyatri dergisinin(Pediatrıcs;vol.104,1999)yaptığı araştırmaya göre;özellikle yatmadan önce çok televizyon izleyen çocuklar,uyku bozukluklarına karşı daha eğilimlidirler,uykuya dalma güçlükleri vardır ve daha az uyurlar.Ayrıca,bu çocukların sınıfta uyuklama eğilimleri de vardır.
Okul başarısı:2 Amerikan araştırması
İlk araştırmada(Arch Pediatr Adolesc Med,vol.159),3 yaşından önce televizyon seyretmeye başlamış 6-7 yaş arası çocukların entelektüel performansları karşılaştırılmıştır.Aynı karşılaştırma,3-5 yaş arasında televizyon seyretmeye başlamış çocuklarla da yapılmıştır.Sonuçlar şöyledir:
3 yaşından önce televizyon seyretmeye başlamış çocuklarda,anlama,okuma ve hafıza ile ilgili testlerde düşük performans gözlenmiştir.
3 yaşından sonra televizyon seyretmeye başlamak,özellikle kısa süreli hafıza ve okuma gibi bilişsel yetenekleri daha az etkiler görülmektedir.
Kaliforniya’da 2005 yılında yapılmış başka bir araştırmada(Arch Pediatr Adolesc Med,vol.159),8-9 yaşları arasındaki 350 çocuk çeşitli testlerden geçirilmiştir.Sonuçlar,odalarında televizyon olan çocukların matematik,okuma ve dil testlerinde anlamlı derecede düşük sonuçlar aldığını göstermektedir.Yüksek performans elde etmiş çocukların odalarında televizyon yoktur.
2005 yılında,Yeni Zellanda’da,1 nisan 1972 ile 31 mart 1973 tarihleri arasında doğmuş 1000 kişi üzerinde bir araştırma yapılmıştır,(Arch Pediatr Adolesc Med,vol.159).Sonuçlar,şöyle özetlenebilir:
5-11 yaşları arası çok televizyon seyredenler,bir üniversite eğitimini tamamlayamamışlardır.
13-15 yaşları arasında çok televizyon seyredenler,bir beceri yada meslek edinmeden okul hayatını sonlandırma risklerini arttırmışlardır.
Üniversite eğitimi alanlar,günde 1 saatten az televizyon seyreden gruptur. Ayrıca, odasında televizyon bulunan çocuklarda,obezite ve saldırganlık riskinin arttığını gösteren araştırmalar da vardır.
TV seyretmenin dozu nedir?
Televizyona ayrılacak zamanı tayin etmek,aileler için her zaman kolay değildir. Uzmanlar, özellikle 2 yaş altı çocukların günde 15 dk.yı geçmeyen kısa seanslar halinde televizyon seyretmelerini önermektedir.Burada amaç,çocukta bir ihtiyacın yaratılmasına olanak tanımamaktır.
Televizyonun karşısında çocuk,zamanın nasıl geçtiğini anlamaz.Kendisini başka bir dünya içinde bulur ve çevresinde olup bitenleri neredeyse algılayamaz.Çoğu çocuk,program bittiğinde yada DVD kapatıldığında şiddetle itiraz eder,çünkü;programın devam etmesini arzular.Dolayısıyla,çocuğun zamanı yönetmeyi öğrenmesi amacıyla,ailelerin net bir biçimde sınırlar koyması gerekmektedir.Daha önceden çocuğu 1 yada 2 çizgi film izleyebileceği konusunda uyarmak tercih edilebilir.
Uzmanlar,çocukların haftada 6 saatten fazla ekran önünde olmaması gerektiğini söylemektedirler.
Önemli olan,çocuğu çok uzun süreler televizyon karşısında bırakmamak,özellikle,yatma saatinde onu çok fazla bu yolla uyarmamak gerekliliğidir.Anne yada babanın anlatacağı güzel bir masalın yerini ne tutabilir ki!
Çocuğa oynamak,kendisini televizyon dışında başka şeylerle meşgul etmek olanağı tanınmalıdır.Aksi taktirde,çocuk,televizyona bağımlı hale gelebilir.
Televizyon yada DVD’nin pratik yönü,çocukları ekran önündeyken ailelerin kendi meşguliyetlerine vakit ayırabilmesi olanağıdır.Bu,zaman zaman kullanılabilir, ancak,asla sistematik bir hale gelmemelidir.Çocuğuyla oynayan,birlikte puzzle yapan,kitap okuyan,resin yapan vs. bir ebeveyn,çocuğuna bağımsız bir şekilde oyun oynayarak büyüme fırsatı verecektir.
Kişiliğini yapılandırmaya çalışan çocuğun kendini keşfetmesi,hayal etmeyi öğrenmesi,kendisini çevreleyen dünyayı anlamlandırabilmesi için zamana ihtiyacı olduğunu unutmayalım.Televizyon önünde çok zaman geçirmek,bu spontan ihtiyaçlar ile düşünme ve hayal etme süreçlerinin gelişimini frenleyebilir.
Televizyon karşısında çocuk,kendi hayal dünyasının yaratıcısı değildir;kendisine sunulanı izlemektedir;o,sadece,bir seyircidir.
Ayrıca,çocukların izleyeceği programların seçimi de son derece önemlidir.Çocuk,anne yada babasının kucağına oturarak,örn;hayvanlarla ilgili bir belgesel izlemeyi çok sever,onlara sorular sorar,yorumlar yapar.
Çocuğun izlediklerinin yetişkinler tarafından yorumlanması,gelişimi için bir dayanak noktası olabilir. |